Bana "her şeyin senin yüzünden olduğunu nerden çıkarıyosun, böyle bi durumda bile kendini nasıl bu kadar önemseyebiliyorsun" diyor. O benim 3 senedir aklımdan doğru düzgün çıkaramadığım herifti geçen seneye kadar. "Yarın msne gelmezsen döverim, seninle konuşmayı çok seviyorum" diyor gene aynısı. Beni bi arşa çıkarıyor bi yerin dibine sokuyor. Onunla ilgili değişmeyen tek şey o kararsızlığı, belirsizliği.. Kendinden çok emin gibi görünürken içinde yatan soru işaretleri.. Noktası olmayan cümleleri, belli aralarla virgüllediği ilişkimiz. Aslında olmayan ilişkimiz. Benim de onun da korkuları yüzünden emeklemekten yürütmeye geçiremediğimiz bi bebek gibi. Hani düşerse incincek diyoruz, bi daha kalkamayacak belki. Ayağa kalkmaya korkacak. O yüzden kendi kendisine yürümesini bekliyoruz, araya yıl giriyor.. Başkaları giriyor.. Benim yüzümden, onun yüzünden.. Ben başka birisini doğru düzgün sevemiyorum ama, onunsa sevme duyusu tamamen sakat zaten. Hani ben bağlanmaktan korkuyorum, en küçük bi pamuk ipliğinde allerjim tutuyor her tarafım kaşınıyor kızarıyor kabarıyor ama o daha kötü. İpin kokusunu alır almaz kusmaya başlıyor. "Benden daha huyluları da varmış" diye sevinip kendi normalliğimi (!) kendime kanıtlarken, doğmadan ölmeye yüz tutmuş ilişkinin belki de hayatımın en dengesiz döneminin en kritik travmalarından biri olcağı gerçeğinin farkına çok sonradan varıyorum.
Aslında sürekli suçlayacak birileri arıyorum.. O böyle dedi diye şunu yapamıyorum, şu böyle yaptı diye artık şunu giymiyorum gibi saçma salak bahanelere sığınıyorum. Onların beni etkilemesine sebep olan tek şeyin gene ben olduğumu bildiğim halde gerçek insanın içini acıtıyor. Gri nin de mırıldandığı gibi, sad olan bazen but ı da yanına alıp true laşıyor. Paramparça ediyor, midemi buruyor, aptal aşk şarkılarını sokuyor hayatımın fonuna. Salaklaştırıyor beni. Ve her yeni emeklemeye başlayan bebek gördüğümde karşımdakinin gözlerinden kaçırtıyor benimkileri, sen bi elinden tutsan kaldırmak için, ben de diğerini tutabilirim diyemiyorum. O iki elinden tutsun, bi yere kadar yürütsün, sonra bi elini bana emanet etsin istiyorum ama olmuyor. Belki güçleri yetmiyor.
