"İnsanın bir tek ve hep aynı yaşamı yoktur. Peş peşe eklenen birçok yaşamı vardır ve çektiği acıların nedeni de budur." Chateaubriand
16 Mayıs 2011 Pazartesi
ne biliyim #1#
Kablosuz ağ bağlantı listemde bi BAY S var. Ne biliyim beni siksen adımı BAYAN B diye girmem. Saçma yani. Ne biliyim. Bi de Snatch i izledim. Sevdim ama ne biliyim. Biraz karmaşıktı, zaten karakterlerin adını ezberleyene kadar.. Ama sinemalar.com da söyledikleri kadar yarılmadım. Ne biliyim olmadı işte.
14 Mayıs 2011 Cumartesi
Tamam yani demek istediğim, yaklaşık 3 haftadır diziyi paralel takip edebilmek için en başından başlayarak izlemiş olabilirim, hatta gün itibariyle 6. sezon 1. bölüme gelmiş de olabilirim/ve gerçekten bunun için tüm fiziksel olanaklarımı ekstrem boyutlarında harcamış olduğumu da hissetmiyor değilim ama şu an yaşadığım durumu "Supernatural Koması"ndan başka bi tamlamayla adlandıramam. Supernatural Koması: Okulunda bahar şenlikleri varken evden dışarı çıkmayıp yoklama alınmayacak 2 bomboş günü de laptop başında Supernatural izleyerek geçirmek, insani ihtiyaçlar harici başka bi şey yapmamak, ama gerçekten başka bi şey yapmamak, 5. sezon sonunda gözyaşlarına engel olamamak, 6. sezon başlangıcında senaristlere küfür etmek, yine de 2. bölümü izlemek için bekleyememek ama bugün için çok fazla olduğunu da kabul etmektir.
Evet, sanki hiç göz allerjimin, bi süre uzun bi süre tekrar gözlük kullanmak zorunda olmamın ve bu tiple bırak okula gitmeyi insan içine çıkmayı bile tercih edecek bir yapımın olmamasının bi alakası yokmuş gibi konuştum. Ama gerçekten. Silahın olmadan savaş alanına çıkmamalısın. Bknz: Fazla dramatikleştirmek..
Evet, sanki hiç göz allerjimin, bi süre uzun bi süre tekrar gözlük kullanmak zorunda olmamın ve bu tiple bırak okula gitmeyi insan içine çıkmayı bile tercih edecek bir yapımın olmamasının bi alakası yokmuş gibi konuştum. Ama gerçekten. Silahın olmadan savaş alanına çıkmamalısın. Bknz: Fazla dramatikleştirmek..
10 Mayıs 2011 Salı
here comes the castiello.
Bugün Supernatural'ın 4. sezon 4. bölümüne kadar izledim-diziye 3 hafta önce başlamış birisi için iyi gibi gibi-. Galiba okulun bahar şenliklerine de bu göz kızarıklığı, hapşırma, yorgunluk argınlıkla bok giderim. Ha bi de herkes cillop gibi gezerken benim günden güne yaşlanıyor izlenimi vermem de ayrı bi etken tabi. Ekmem gereken bi kahvaltı var ama bahane olarak kendimi insan içine çıkabilecek gibi hissetmemem yeterli olmayacak. Hani msnde çevrimdışı olduğun, facebook/twitter a girmediğin ve telefonunu kapattığın sürece bi dokunulmazlığın var ya, hah işte onu bu ara çok aşırı feci pis istiyorum. Uzun bi süre için ulaşamayacağımı bildiğim hâlde istiyorum. Hah bi de durup durup Lady Gaga nın Judas ını izleme isteğim sönsün istiyorum, ayrıca o Judas kesin gey ya da biseksüel, başka şansı yok o tiple.
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Geçen bi arkadaşımı buldum forumlardan birinde, şu anki sınıfımdan bi herif. Çok da severim kendilerini. Ama böyle sanalda, ondan habersiz onu bulunca bi tuhaf hissettim, sanki odasına gizli kamera koymuşum gibi. Bugün gittim yanına, nickini söyledim.
-Çürük domates sana bi şey ifade ediyo mu?
-Oha. Nası buldun?
-Ben bulurum.
-Yok artık. Dur konuşcaz.
Neyse neticesinde gidip söyledim. Onu gizli gizli dikizliyomuşum duygusundan kurtulmak az buz bi şey değildi, artık insanlarla ilişkiler reel/sanal olarak ciddi anlamda ikiye bölünmüş durumda.
-Çürük domates sana bi şey ifade ediyo mu?
-Oha. Nası buldun?
-Ben bulurum.
-Yok artık. Dur konuşcaz.
Neyse neticesinde gidip söyledim. Onu gizli gizli dikizliyomuşum duygusundan kurtulmak az buz bi şey değildi, artık insanlarla ilişkiler reel/sanal olarak ciddi anlamda ikiye bölünmüş durumda.
8 Mayıs 2011 Pazar
tutunamayanlar
O değil de herkesin facebookta, bloggerda, twitterda anneler günü temalı şeyler, özellikle Sertap Erener in bi tek annem olsun bana bi bok olmaz şarkısını paylaşması felan. 23 Nisanda bayrak asmak kadar yapmacık geliyor. Ben hiçbi şey yapmayanlardanım. Sembolik şeylerin gözümde anlamını/değerini yitirmeleri bundan 4-5 sene öncesine denk geliyor.
7 Mayıs 2011 Cumartesi
kimseye etmem şikayet. ağlarım ben hâlime.
Görüyosun ki üstteki fotoğraf itibariyle bu post bi ergen postu olcak. Burda yazar ağlıycak, sinirlencek, hayata dair intizarlarını, yer yer itirazlarını dile getircek. Tabii ki bu her zamanki gibi onu daha fazla dibe çekmekten başka bi boka yaramayacak. Hayat, yarın da cnbc-e dizileri gibi olmayacak. Hiçbi şey iyiye gitmeyecek, her şey boka sarcak. Erkekler hep umursamaz olcak, kızlar hep alıncak, anneler hep çocuklarının üstüne meteor düşmesini olasılık ihtimalinde görcek, babalar karnı doyunca mutlu olcak, kardeşler kendinden nefret ettirmek için yeni yeni taktikler bulcak. Dünya her zamanki gibi oynak ritminde dönüp durcak, bu kızın karnı mı ağrıyodur başı mı dönüyodur, sikinde bile olmayacak. Ama dünya kadın bence. Manik depresif bi kadın. Güneş de insan olsa karşılığı İspanyol İtalyan melezi olacak karizmatiklik ve yakışıklılıkta bi erkek. Venüs aşifte, Mars zeki ama o kadar çekici olmayan bi erkek. Gene de idare eder. Diğerleri için de düşünür, hatta üstüne salak saçma uzun uzun yazardım ama kafamı toplamakta zorlanıyorum şu an.
Bazen şarkılar insanın içine sıçabiliyo. Tüm gününün nasıl geçmiş olması umrunda bile olmuyo, gülmekten ağladığın günün akşamı burnunu çekmenin sebebi acı olabiliyor. Yazar burda kapalı benzetme yaptı. Galiba istiare. Ya da her neyse.
Bazen şarkılar insanın içine sıçabiliyo. Tüm gününün nasıl geçmiş olması umrunda bile olmuyo, gülmekten ağladığın günün akşamı burnunu çekmenin sebebi acı olabiliyor. Yazar burda kapalı benzetme yaptı. Galiba istiare. Ya da her neyse.
6 Mayıs 2011 Cuma
5 Mayıs 2011 Perşembe
Jenny nin küçüklük halleri. Daha Love don't cost a thing söylüyor. Ben küçüküm, o genç. Hatun lan. Bildiğin kadın tanımı. Benim için Biyonz gibi bi şey o.
Burda da son klibi, I'm into you da. Hani bazı insanları mekanlarla özdeşleştirirsin ya, bu kadına fonda sahil ortamı nası gidiyo nası yakışıyo. Yıllandıkça güzelleşiyor ayrıca. Bu ara tercihlerimde bi kayma var, hissediyorum.
O değil de. J.Lo ya. Ne mazimiz var senle.
Burda da son klibi, I'm into you da. Hani bazı insanları mekanlarla özdeşleştirirsin ya, bu kadına fonda sahil ortamı nası gidiyo nası yakışıyo. Yıllandıkça güzelleşiyor ayrıca. Bu ara tercihlerimde bi kayma var, hissediyorum.
O değil de. J.Lo ya. Ne mazimiz var senle.
-Sınavın nasıl geçti?
-Dayadılar işte arkalı önlü.
-Hep öyle diyosun ama sonuçlarını biliyoruz, iyice sınıf arkadaşlarına benzedin.
-Haa tabi. Bu arada lensleri de çıkardım ama bi boka yaramadı, gözlerim hâlâ exorcist modunda.
-İyi de sen kaşındın, hemen lensleri takma demişti doktor sana. Lens takmıycaksın.
-Takmıyorum tamam lanet olsun takmıyorum. Zaten hiçbi zaman iyiye gitmiyorum, sadece her şey daha kötü oluyor.
-Bunu senle defalarca konuştuk, vertigo olduğunda da aynı şeyi söyledin, geçti ama. Sadece bi süreç istiyor. Doktordan randevu ayarlarız.
-Evet, eminim daha önceden olduğu gibi bu da çok işe yarar.
Ağlamayı hiç sevmem ben. Nefret ederim hatta. Tamamen reset çeker çünkü bana. Yorulurum, 5 dakka ağladıktan sonra 3 saat uyurum. Uyandığımda bana üstümden 8 jet-lag geçmiş hissi, ağzımda tamamen kuruluk, gözlerimde sıcak bi acı, ve her defasında Niye ben? sorusu eşlik eder. Bu çok klas bi ağlamadır ama, her zaman böyle lüksün olmaz. Bazen, şimdiki gibi, uyanık kalmak zorundasındır. Midendeki o korkunç hissi bastırmak için bulabildiğin her şeyi yerken bi yandan erircesine ağlamak, bi yandan yarınki gramer sınavını düşünmek zorundasındır. Bugünkü sınavı artık arkanda bırakmak, yaptıysan da yapamadıysan da tamamen unutmak, akşama yıkancağını aralıklarla kendine hatırlatmak, don't wanna talk about it don't wanna think about it, i'm just so sick about it..
Bi de şarkı için kaçıkturuncu ya aşırı teşekkürler. 2 gündür bağımlısı gibi dinliyorum =)
-Dayadılar işte arkalı önlü.
-Hep öyle diyosun ama sonuçlarını biliyoruz, iyice sınıf arkadaşlarına benzedin.
-Haa tabi. Bu arada lensleri de çıkardım ama bi boka yaramadı, gözlerim hâlâ exorcist modunda.
-İyi de sen kaşındın, hemen lensleri takma demişti doktor sana. Lens takmıycaksın.
-Takmıyorum tamam lanet olsun takmıyorum. Zaten hiçbi zaman iyiye gitmiyorum, sadece her şey daha kötü oluyor.
-Bunu senle defalarca konuştuk, vertigo olduğunda da aynı şeyi söyledin, geçti ama. Sadece bi süreç istiyor. Doktordan randevu ayarlarız.
-Evet, eminim daha önceden olduğu gibi bu da çok işe yarar.
Ağlamayı hiç sevmem ben. Nefret ederim hatta. Tamamen reset çeker çünkü bana. Yorulurum, 5 dakka ağladıktan sonra 3 saat uyurum. Uyandığımda bana üstümden 8 jet-lag geçmiş hissi, ağzımda tamamen kuruluk, gözlerimde sıcak bi acı, ve her defasında Niye ben? sorusu eşlik eder. Bu çok klas bi ağlamadır ama, her zaman böyle lüksün olmaz. Bazen, şimdiki gibi, uyanık kalmak zorundasındır. Midendeki o korkunç hissi bastırmak için bulabildiğin her şeyi yerken bi yandan erircesine ağlamak, bi yandan yarınki gramer sınavını düşünmek zorundasındır. Bugünkü sınavı artık arkanda bırakmak, yaptıysan da yapamadıysan da tamamen unutmak, akşama yıkancağını aralıklarla kendine hatırlatmak, don't wanna talk about it don't wanna think about it, i'm just so sick about it..
Bi de şarkı için kaçıkturuncu ya aşırı teşekkürler. 2 gündür bağımlısı gibi dinliyorum =)
4 Mayıs 2011 Çarşamba
videoyu ekranıyla post unda gösteremeyen kızın dramı
Ben şimdi şu embed kodlarıyla yapılan ekranı çıkarıp videoyu burda gösterme olayını beceremediğim için. Linklerle idare ediceksiniz.
Adnan Hoca - Kedi Canını Senin
Adnan Hoca - Beril Sen Dev Bir Kedisin
Al gırdın gırdın
Şanslı masa.
Ard arda 8 kere izleyince ruhsal problemlerde artış gözleniyomuş öyle duydum ben. Bi de hayrına biri bana videoyu şurda kutu kutu çıkarmayı öğretsin Allaasen.
3 Mayıs 2011 Salı
Bence çekik gözlü olup çirkin olmak ayrı bi yetenek ister. Bu Türk erkeklerinin ister süt ineği ister tereyağlı çubuk olsun tüm sarışın renkli gözlü hatunlara salyaları akarak bakmasıyla aynı orantıda bi koşullanma benim için. Bi kere şu sevimliliğe bak. Tatlıı muunis, beni de sever doğru mu?
Adnan hoca esprisini bilmeyen gitsin lan. Atsın kendini camdan aşşaa. Kedi canınızı sizin.
Adnan hoca esprisini bilmeyen gitsin lan. Atsın kendini camdan aşşaa. Kedi canınızı sizin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








