Kıçımdan atıyo da olabilirim ama çok sevdiğim yazarlardan birinin bi kitabında görmüştüm, ona eminim. Galiba Susanna Tamaro nundu.
Kaderin hayalgücü, sandığımızdan daha renklidir.
Ve kaderinden kaçtığını sanarken aslında ona koşarsın gibi seni ne yaparsan yap, sıçtın moduna sürükleyen büyük laflar.. Kaçınılması büyük hatalar, bazen fark etmeden yaptığımız yanlışlar.. Küçücük, minicik bi mimik, bir soruyu yanlış hatırlamak, bi ismi unutmak, önceki gün gereken saatte uyumamış olmak.. Kelebek etkisi gibi bi şey işte, öyle ürkütücü, öyle iradesizleştiren.. 2 gün önce tesadüfen facebook ta profiline girdiğim ve içimden kendimle kıyasladığım kızı bugün tüm gün boyunca griyle konuşup gülerlerken görmem.. Hani bi de o olay vardır ya, bak bu kızın saçları böyle benimki daha gizel. Aa bak bunun kıçı kocaman gibi salak saçma triplere girmek.. Bazen her şey saç baş değildir bi kitabı bi günde bitiren kız. Bazen yeterli olmazsın, bazen bazı şeylerin olmaması gerekir. Bazen sebebi yoktur. Hani niye bugün mutsuzsun diye sorarlar da omuz silkerek işte dersin. İşte. O küçük işte beni büyük keşkelere sürükleyecek diye içim içimi yiyor. Elimden bi şey gelmiyor, bu çalışarak geçebileceğim bi sınav değil, keşke öyle olsa.
Ve keşkeler başladı bile.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder